Rahmet, bereket ve mağfiret kapılarının aralandığı mübarek üç aylara erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Regaib, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi gibi kutlu zaman dilimlerini barındıran bu aylar, maneviyatımızı güçlendiren, gönüllerimizi birleştiren, dayanışma ve yardımlaşmanın zirveye ulaştığı müstesna bir dönemi ifade etmektedir.
Üç aylar, sadece bir takvim dilimi değil, aynı zamanda kendimizi muhasebeye çekmek, dargınlıkları ve kırgınlıkları gidermek, kardeşlik bağlarımızı yeniden kuvvetlendirmek için bir fırsattır. Peygamber Efendimiz (s.a.v), “Allah’ım, Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” duasıyla bu ayların önemine işaret etmiş, bizlere bu mübarek zamanları nasıl değerlendirmemiz gerektiğini göstermiştir.
Bu manevi iklim, yalnızca bireysel huzurumuza değil, toplumsal birlik ve beraberliğimize de katkı sağlar. Duaların semaya yükseldiği, mazlumlar için merhamet ve yardım dileyen kalplerin buluştuğu bu aylar, bizi iyilikte yarışmaya, hayatımızı yeniden gözden geçirmeye davet etmektedir. Özellikle bu mübarek zaman diliminde, Gazze’de ve tüm mazlum coğrafyalarda acı çeken kardeşlerimizin özgürlüğüne ve huzuruna kavuşması için dualarımızı eksik etmeyelim. Rabbim, bu mübarek zaman dilimlerini, tüm insanlık için barışa ve huzura vesile kılsın.
Bu duygu ve düşüncelerle, üç ayların başta milletimiz olmak üzere tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini, gönüllerimize huzur ve kardeşlik tohumları ekmesini temenni ediyorum. Rabbim, dualarımızı kabul etsin, bizleri Ramazan’a sağlık, sıhhat ve afiyetle ulaştırsın.
Tüm hemşehrilerimin mübarek üç aylarını gönülden tebrik ediyorum.